Başkent Web Tasarımı ve Seo Hizmeti

seo dersleri ve google

Merhabalar;
önçelikle şunu belirtmek isterim ki bu Makale tarafımdan yazılmış ve veya Çevrilmiş bir döküman değildir..
İnternet’de gezinirken bulduğum ve okuyup hoşuma gittiği için sizlerle bu Makaleyi paylaşmak istiyorum… Teşekkürler.

SEO Dersleri Serisi
Seo(Search Engine Optimization) Arama Motoru Optimizasyonu Derslerimiz başlamış bulunmaktadır. Deniz Çoşkun tarafından hazırlanan ilk dersimiz haberin devamında bulunmaktadır Herkese faydalı olacağını düşündüğümüz bu dersleri takip etmenizi tavsiye ederim…

Bir webmaster olarak günlük hayatta en çok duyduğumuz kelimelerden biridir SEO. Peki ne anlama
gelmektedir? Nasıl işlemektedir? En iyi nasıl verim alınır? Bunlar websitesi olan hemen hemen herkesin
aklındaki sorulardır. Bir çok kişi internette bu sorulara kendince cevap verir. Kimisi doğru kimisi yanlıştır
cevapların fakat ortak olan bir nokta varsa o da SEO’nun çok önemli olduğudur…
Esas sorumuza yani SEO’nun ne olduğu konusuna dönelim. Açılımı “Search Engine Optimization” yani
arama motoru optimizasyonudur. Bu optimizasyon ile arama motorlarında üst sıralara çıkabilirsiniz. Arama
motorlarında üst sıralara çıkmak kulağa hoş geliyor peki ama bu neden gerekli dediğinizi duyar gibiyim. Bu
konuyu istatistikler ile açıklayalım.
İnternette kutsal olarak kabul edebileceğimiz büyük ve
kaliteli bir kitle aradıkları siteye ulaşmak için arama
motorlarından faydalanmaktadır. Yandaki tabloda da hangi
arama motoruna ne kadar ilgi var görebilirsiniz. Tablodan
anlaşıldığı üzere en büyük pay yani “aslan payı” nı Google
almaktadır. Hele bir de yaklaşık oranı %10 olan AOL’un da
arama sonuçlarının Google destekli olduğunu düşünürsek
bu pay epey bir yükselecektir.
İşte bu noktada bize bu aslan paylarından nasibimizi
almak düşüyor. Arama motorunu kullanan bir kişi nette bir
şey arıyor demektir. Mesela aradığı şey yumurta diyelim.
Arama motoruna giriyor ve kutucuğa yumurta yazıyor ve
çıkan sonuçlara göre yoluna devam ediyor. Tam burada
sizin bir yumurtacı olduğunuzu varsayalım. Aramalarda
sizin siteniz en üstte çıkıyor ve kişi sizin sitenize gelerek
ihtiyacı olan yumurtaları alıyor ve bundan sonrası için sizin dükkanınızı aklında tutuyor. Ne kadar güzel değil
mi? Hem yumurta sattık para kazandık ve devamlı müşteri kazandık yani yine para kazandık. Para
kazanmak deyince içinizin geçtiğini tahmin ediyorum. Hele yıllarca internetle uğraşıp hiç para kazanamamış
veya beklediğinizden çok az para kazanmışsanız. Fakat arama motorlarında üst sıralarda görünmek ve
müşterinin ilk sizin dükkanınıza gitmesi o kadar da kolay bir işlem değildir. Kitabı yazma amacımız size
bunun yolunu göstermektir yani kendi tabirimle buna “SEO OYUNU” dersek bu oyunun kahramanı olan biz
webmasterlara oyunu kazanma yolunu öğretmek hedefindeyiz…

AH ŞU ZİYARETÇİLER

Müthiş bir site hazırladınız. Tasarım ve kodlama dört dörtlük, içerik deseniz yeme de yanında yat türden
fakat sitenizi kimse ziyaret etmiyor. Nerede bu ziyaretçiler? Halbuki ne kadar güzel planlamıştık. Dünya
kadar para ve emek harcayarak bir site yapmıştık ve ziyaretçiler de kendiliğinden sitenize gelecekti. Hatta
siteyi hazırlama sırasında yorulduğunuz zaman kendinizi teselli etmek için hep sitenize gelecek ziyaretçileri
düşünmüştünüz. Ama maalesef gerçekler böyle değil! Dünyanın Hiçbir tarafında hiç kimsenin sitesine
havadan ziyaretçi gelmez buna sizinki de dahil.
Siz ister dünyanın en gerekli ürünün satıyor olun, ister kansere bulduğunuz çareyi sitenizde anlatıyor
olun, ister insanlara milyoner olmanın yollarını anlatıyor olun sitenizi tanıtmazsanız kimse sitenize gelmez.
Çünkü sitenizi bilmezler. Türkiye’de bir radyoda reklamlar yayınlanırken insanların radyoya reklam
vermelerini teşvik etmek için şöyle bir slogan yapmışlar “Tavuk bile doğururken yumurtasının reklamını
yapıyor, bağırıyor.”. Evet ne kadar komik olsa da bu bir gerçek ve sizin de elinizde isterseniz dünyanın en
önemli şeyi olsun reklamını yapmadıkça bir işe yaramayacaktır.

Eskilerin bir lafı vardır “Türk gibi başla İngiliz gibi bitir” diye. Bu lafın üzerinde Türkiye’nin önde gelen
kişisel gelişim uzmanı Mümin Sekman uzun uzun düşünmüş ve bu sözü biraz değiştirmiş: “Başarılı olmak
istiyorsanız Amerikalılar gibi düşünün, çünkü Amerikalılar bilgi işlemekte çok iyi. Japon gibi planlayın, çünkü
Japonlar sabırla en ince ayrıntıları planlayabiliyorlar. Türk gibi başlayın, çünkü Türkler pratik zekalıdırlar ve
aniden harekete geçebilirler. Alman gibi sürdürün, çünkü Almanlar iç disiplini çok yüksek olan bir toplumdur
ve son olarak İngiliz gibi bitirin, çünkü İngilizler de sonuç odaklıdır ve neticeye bakarlar, mazeretlere asla
hoşgörü göstermez, başarıyı sonuç almakla ölçerler.”
Bu laf inanılmaz derecede doğrudur. Bir webmaster olarak sizin bu özelliklerin her birisine sahip olmanız
gerekiyor. Eğer gerçek bir başarıya ulaşmak istiyorsanız Japon gibi planlayıp, Türk gibi başlayıp, Amerikan
gibi pazarlayıp, Alman gibi sürdürüp, İngiliz gibi bitirmeniz gerekmekte…
Konumuza geri dönersek size bu sözü vermemin sebebi sitenizin reklamını nasıl yapacağınızdı.
Dünyadaki en iyi pazarlamacılar Amerikalılardır. Bu noktada arama motorlarının çoğu da Amerikalılara aittir.
Sitenizi bir Amerikalı gibi pazarlayın derken amacım buydu. Bir Amerikalı size çok kötü bir malı çok iyiymiş
gibi gösterip onu size rahatlıkla pazarlayabilir.
Bir Alman gibi iç disiplini ile sitenizi daima çağa uydurarak onu yenilemelisiniz. İkinci Dünya Savaşı’ndan
harabe olarak çıkan Almanya kısa zamanda yine Avrupa’nın en iyisi olmayı böyle başardı.
Bir İngiliz gibi sonuç odaklanın. İşte burada sitenizden geri dönüşüm almak sizin hedefiniz olmalı. Bu geri
dönüşümü siz belirleyeceksiniz. Ne istiyorsunuz? Para, şöhret, arkadaş veya hepsi mi? Sonuç alamamak
sizin için başarısızlık olmalı ve hep daha iyi çalışıp mazeretleri kafanızdan silmelisiniz.
Ve bir Türk gibi başlamak. Japonlar bize neden hayran biliyor musunuz? Çünkü onlar bizi tanıyorlar hem
de belki bizden daha iyi. Türk milleti olarak aşırı pratik zekalı bir toplumuz. İstanbul’un Fethi’nde karadan
yağlı kızaklarla gemi geçirmeyi başka kim düşünebilirdi? İnanın Türk olmanın nimetini kitabın ilerleyen
sayfalarda tadacaksınız. Bir Türk olarak sizi diğerlerinden daha üst noktalara getirecek fikirler üreteceksiniz.

ARAMA MOTORLARININ ÖNEMİ NEDİR?

Müthiş pazarlama dehaları olan Amerikalıların geliştirdikleri Arama Motorları internette aradığınız bir şeyi
bulmanıza yardımcı olurlar. Şimdi kendinizi bir düşünün yabancı bir yerdesiniz ve alışveriş yapmanız
gerekiyor. Marketin yerini kime sorardınız. Tabi ki bilen birine. İşte arama motorları netin bilge kişileridir.
Aradığınız kelimeleri veritabanında yani hafızasında kayıtlı bilgilerden seçerek size sunar. Bu sunma arama
motoruna göre en iyiden en kötüye şeklinde olmaktadır.
Mesela siz bilge kişimize yani arama motorumuza en yakın ve en kaliteli marketin yerini sordunuz. Web
Dünyasında mesafe kavramı olmadığı için size en kaliteli marketi gösterecektir. Peki bu en kaliteli nasıl
belirlenir yani arama motorlarının gözünde en iyi kimdir? Bu soruyu yine güncel hayata dönerek verelim. İyi
bir marketi nasıl tanımlarsınız? Hadi hep birlikte iyi bir marketin özelliklerini tanımlayalım:
? Uzun bir geçmişi olması yani deneyimli olması
? Başkaları tarafından çokça tavsiye edilmesi
? İçinin ve dışının iyi bir görüntüye sahip olması yani göze hitap etmesi
? İçinde yolunuzu rahatlıkla bulmanız için tasarlanmış tezgahlar
? Aradığınız ürünü daha rahat bulabilmeniz için levhalar
? Manav tezgahının yanında deterjanların bulunması gibi saçmalıkların olmaması
Evet arkadaşlar arama motorları da sizden farklı düşünmezler çünkü onları da insanlar yapmıştır. Bu
maddelerin internete uyarlanmış şekillerini ileriki başlıklarımızda ayrıntılı göreceğiz. Bu maddeler SEO’nun
temel taşlarını oluşturuyorlar…
Arama motorları internetin en çok ziyaret edilen siteleridir ve diğer sitelere de en temiz ve en sadık
ziyaretçileri gönderen sitelerdir. Arama motorları arasında ise en meşhuru ve en iyisi özellikle Türkçe bir
site için Google’dır. Google bir webmasterın en iyi dostudur. Çünkü en çok ziyaretçisini o göndermektedir,
ayrıca değişik hizmetler ile para kazanmasını sağlamaktadır ve ücretsiz reklamını yapmaktadır. Şimdi
isterseniz Google’a biraz daha yakından bakalım…

GOOGLE NASIL INDEXLER?

Indexleme terimini belki ilk defa duyuyorsunuzdur. Bu yüzden bir açıklama yapalım. Buradaki indexleme
arama motorlarının sizin sitenizi kendi veritabanına kaydetmesi demektir. Bu kısa bilgiden sonra Google’ın
sitenizi nasıl indexlediğini yani veritabanına nasıl kaydettiğini açıklayalım.
Google arama motorunun 3 adet bilinen “bot” u vardır. Peki bot nedir? Bot arama motoru yazılımlarının
bir parçasıdır. Sitenizin her sayfasına girer, kategorilendirir ve son olarak da veritabanına kaydeder.
Google’ın iyi bilinen 3 botu: Adsense Botu, FreshBot ve DeepCrawl…
Adsense Google’ın webmasterlar için sitelerinde içeriklerine göre reklam yayınlayıp para kazanabilecekleri
bir sistemdir. Tahmin edeceğiniz gibi Adsense Botları bu reklamları yayınlayan siteler içindir. Sitenin içeriği
değiştikçe veya yenisi eklendikçe Adsense reklamları içeriğe göre reklam yayınlamak için her değişmeden
sonra 15 dk. içerisinde gelirler ve yeni yerleri indexleyip giderler.
Fakat bizi asıl ilgilendirenler FreshBot ve DeepCrawl botlarıdır…
Freshbot sitenizdeki en popüler ve yeni sayfalar ile ilgilenirler. Bunun bir veya binlerce olması önemli
değildir. Amazon.com ve CNN.com gibi sitelerin sık sık güncellendiği ve çok talep aldığı Google tarafından
fark edildiğinden beri bunun gibi siteleri her 10 dakikada bir ziyaret edip kaydeder. Diğer tipik sitelere bu
botun uğrama sıklığı popülerlik ve güncelleme ile orantılı olarak 1 ile 14 gün arasında değişir.
Bir FreshBot sitenizi ziyaret ettiğinde sitenizdeki linkleri tek tek gezer ve onları bir veritabanına kaydeder.
Bu sayede DeepCrawl sitenize geldiği zaman bu linkler ona yol gösterir ve işini yapmasına yardımcı olur.
DeepCrawl ise ayda bir sitenize uğrar ve sitenizdeki bütün bilgileri indexler. Bu sitenizdeki yeni bilgilerin
Google sonuçlarında neden bir ay sonra çıktığının da göstergesidir…
Kısaca Google arama motorunun indexleme prensibini anlattık. Şimdi artık yavaş yavaş SEO ile ilgili daha
detaylı konulara gireceğiz.

NASIL İNTERNET STAR OLUNUR?

Kimileri hayal sattığımı ileri sürerek internet star tabirini abartılı buluyorlar. Ben bu görüşe katılmadığımı
belirterek internet star tabirinin tam arkasında duruyorum. Neden derseniz ben her konunun en iyisi
olduğuna inanırım. Mesela en iyi aktör Nicolas Cage veya en iyi site gazete Zaman olabilir (Bu yazıyı
yazarken ki en yüksek satış oranı göz önüne alınmıştır.). Sizin sitenizde konusunda internet star olabilir.
Nasıl mı? Tabi ki konusu ile ilgili aramalarda en üst sırada çıkarak. Eğer arama motorlarında yumurta
kelimesinde birinci sırada çıkıyorsanız siz “İnternet Yumurta Star” sınız demektir. Komik gelebilir yumurta
sadece bir örnek siz kendi sitenizin içeriğini göz önünde bulundurarak o kısımı değiştirebilirsiniz.
Anlatmak istediğim kendinize bir alan seçin ve o alanda yürüyün. Gerekli taktikleri uyguladıktan sonra
başarı kaçınılmaz. Tabi internette konunuzla ilgili star olmaz için önce bazı basit seo kurallarını uygulamanız
gerekir. Hatırlarsanız iyi bir marketi tanımlamıştık. İyi bir site ise o sıralamaya göre gidecek olursak:
? Deneyimli ve uzun bir geçmişi olan
? Diğer siteler tarafından çokça tavsiye edilen ki biz buna back-link diyoruz
? Göze hitap eden güzel bir dizayna sahip olması
? Yolunuzu rahatlıkla bulabilmeniz için akıllıca düzenlenmiş navigasyon menüsü
? Aranılanların daha rahat bulunması için oluşturulmuş etiketler ki bunlara da meta-tag diyoruz
? Sağlam bir içerik ki ve site ile alakasız şeylerin sitede bulunmaması
diyebiliriz. Bunlar SEO oyunumuzun ilk ve en basit adımlarıdır. Ayrıca diğer bölümlere geçmek için
olmazsa olmazlarıdır. Bunlarında detaylarına inip nasıl elde edileceklerine dair ipuçlarlarını ileriki
başlıklarımızda vereceğiz. Şimdi isterseniz konumuzu biraz daha derinleştirelim…

EN BÜYÜK SİLAHINIZ: İÇERİK

Sitenizin gerçek bir internet star olmasını istiyorsanız en başta ona belli başlı özellikler kazandırmalısınız.
İçerik bir sitenin en önemli silahıdır. İçerik bir sitenin genel konusudur yani ziyaretçiye sunulan şeydir. Bir
içerik nasıl olur örnek vermek gerekirse: Turizm Kaynakları, Hastalık Teşhis ve Tedavi Yöntemleri, Rock
Müzik Grupları ile Röportajlar gibi daha milyonlarca sayabiliriz. Bir webmasterın sitesine içerik seçerken
dikkat etmesi gereken en önemli husus o içerik hakkında bilgi sahibi olmasıdır. Ziyaretçinize o konu ile ilgili
en detaylı ve en işe yarar bilgileri sizin vermeniz gerekir ki devamlı bir ziyaretçi kitleniz olsun. Sizin sitenizin
konusu ile ilgili bir çok site olabilir ama yılmayın o konu hakkında iyi bir birikime sahipseniz bir şekilde
zaten diğerlerinden sıyrılırsınız.
Anlatmak istediğim kendinize bir konu seçin. Bu konu iyi bildiğiniz bir konu olsun. Ben hiçbir şeyden
anlamam demeyin kendi yaşadığınız semti bile anlatabilirsiniz hatta kendinizi ve zevklerinizi, hoşunuza
giden şeyleri, ilginizi çeken haberleri paylaşabilirsiniz. Yeter ki konu hakkında bilgi sahibi olun.
İçerik bir sitenin en önemli silahıdır çünkü bir ziyaretçi bir siteye içeriği için gelir. Eğer fake yani yanıltıcı
içerik kullanıyorsanız bu ziyaretçinin sizi bir defadan sonra ziyaret etmeyeceği hatta hemen sayfanızı
kapatacaktır. Ben sizin böyle yanıltıcı işlerle değil de gerçekten sağlam ve köklü bir internet sitesine sahip
olmak istediğinizi düşünerek yazılarımı yazıyorum.
Evet mesela kendi şehrinizi tanıttığınız bir site hazırladınız ve bir de forum eklediniz. Sitenizi kimler mi
ziyaret eder? Daha önce iş, eğitim ve başka amaçlarla memleketini terk etmişler, eğer yaşadığınız yer
turistik bir yer ise içeriğinizi ingilizceye çevirmeniz yabancı ziyaretçi sayınızı artıracaktır. Forum sayesinde
memleketinden uzaktakilere memleketlerinden haber verebilirsiniz, ayrıca memlekette yaşayan kişiler için
sosyal bir ortam oluşturmuş olursunuz.
Başka bir örnek verelim. Bir doktorsunuz ve bir alanda uzmanlığınız var, bir hastalık üzerine
çalışıyorsunuz. Hastalıkla ilgili genel bilgileri verdiğiniz, ürettiğiniz veya üretmeye çalıştığınız çözümleri
internet üzerinden ziyaretçiler ile paylaşabilirsiniz. Eğer yine içeriğinizi ingilizce yaparsanız dünya çapında
bu hastalıktan müzdarip olan hastalar ile görüşüp dertlerini dinleyebilir ve belki de uluslar arası bir üne
sahip olabilirsiniz.
Örnekleri çoğaltmak her zaman mümkün fakat en başta da dediğimiz gibi eğer siz insanlara dünyanın en
faydalı şeyini sunuyor dahi olsanız bunu açıklamazsanız insanlar sizi bulamaz. Açıklamak için en güzel yol
arama motorları ve sizin arama motorlarında üst sıralara çıkmak için iyi bir SEOya ihityacınız var.

ANAHTAR KELİMELER (KEYWORDS)

Anahtar kelimeler sitenizin içeriğini hakkında arama motorlarına
ve dolayısı ile hedef ziyaretçi kitlesine fikir veren kelimelerdir.
Yani sizin sitenizin özetidirler…
Doğru anahtar kelime nasıl seçilir? Doğru anahtar kelime
seçmenin en kolay ve sağlam yolu bununla ilgili hizmet veren
sitelerden kelime yoğunluğunuzu ölçtürmenizdir. Lütfen bu konu
ile analiz yapmaktan çekinmeyin yani kendi hislerinize güvenerek
anahtar kelime seçimi yaparsanız yanılgıya düşersiniz.
Örnek olarak kitaplar ile ilgili bir site hazırlamıştım. Bu sitede
sadece kitap özetleri bulunuyordu. Kitap özetlerinden başka bir
şey bulunmayan bu siteme kitap, özet ve benzeri bir çok anahtar
kelime seçtim fakat sonuç hüsrandı. En sonunda anahtar
kelimelerin analizlerini yaptım ve büyük bir şok yaşadım. Sitede
kullanılan kelimeler arasında kitap ve özet çok aşağı sıralarda yer alıyordu. Evet problem belirlendiğine göre
çözümü kolaydı. Hemen gerekli sayfalara o sayfalarda en çok kullanılan kelimeleri yerleştirdim ve tekrar
analiz ettirdiğimde bu sefer gerçekten de sonuç iyiydi…

Kiminiz neden doğru anahtar kelime seçimi bu kadar önemli diyeceksiniz. Yine günlük hayata dönelim.
Televizyonda reklamları izliyorsunuz. Muhteşem bir kitap mağazası açılmış ve büyük indirim var. Siz ertesi
gün vakit kaybetmeden mağazanın yolunu tutuyorsunuz ve bir bakıyorsunuz ki karşınızda bir manav hem
de öyle kocaman da değil! Evet çok absürt bir örnek oldu yalnız inanın bana internette daha saçmalarına
bile rastlamak mümkün.
Hal böyle olunca arama motorları da buna önlem amaçlı içerikle uyuşmayan anahtar kelimeleri kullanan
siteleri pek sevmiyor ve yükselmesine pek de olanak tanımıyor. Yani sizin anahtar kelimenizde yumurta
yazıyorsa arama motorları sitenize uğradığında orada yumurta görmek isterler. Eğer bulamazlarsa hayal
kırıklığı yaşarlar ve inanın size de yaşatırlar.
Bu noktada tedbirli olmalıyız. İçeriğinizi yazarken ağırlık oluşturan gereksiz kelimelerden kaçının ve
sitenizi ne üzerine inşa etmek istiyorsanız ziyaretçiyi çok rahatsız etmeyecek şekilde ilgili kelimeleri daha
fazla kullanmaya özen gösteriniz. Sitenizi yazdıktan sonra keyword analiz eden siteleri kullanarak hangi
kelimelerin yoğunlukta olduğunu ölçün ve o kelimeleri keyword yani anahtar kelime olarak kullanın.
Sizlere bu hizmeti veren ve kitaptaki kullanmanızı tavsiye ettiğimiz hizmetleri kullanacağınız sitelerin
adreslerini kitabın sonunda başlıklar halinde kaynakçada yer vereceğiz.
Unutmayın anahtar kelimeler sizin hangi kelimede internet star olacağınızı belirler….

DOMAIN SEÇİMİ

Bu konu ile fazla detaya girmeyeceğim çünkü girecek bir detayımız yok. Öncelikle seçeceğiniz domain
adında anahtar kelimelerinizin bulunması çok önemli. Çünkü arama motorları yapılan aramalarda alan
adlarına önem veriyor.
Bir alan adı seçerken bir Türk olduğumuzu varsayarsak kullanacağımız anahtar kelimelerde de Türkçe
karakter olacağını varsayarsak şunu söyleyebilirim ki alacağınız alan adında Türkçe karakter
kullanamayacaksınız. Mesela sitenizin anahtar kelimelerini kendi adınız olan “Sinan Şaran” şeklinde
belirlediniz fakat aldığınız alan adında Türkçe karakter kullanamayacaksınız yani alan adınız muhtemelen
sinansaran.com/net/org vs. şeklinde olacaktır. Fakat arama motorlarındaki aramalarda “Sinan Şaran”
şeklinde aranacağınız için çıkan sonuçlarda domain adınızdaki sadece sinan kısmı bold yani kalın
gösterilecektir. Yani sinansaran.com şeklinde görünecektir. Bu yüzden eğer çok uzun anahtar kelimeleriniz
var ise bunlardan Türkçe karakter içerenlerini göz ardı ederek alan adınızı kısaltabilirsiniz. Bu size daha
akılda kalıcı ve kolay bir domain elde etme şansı tanır.
İkinci önemli etken ise alan adınızın ömrüdür. Yani alacağınız ad yeni ise işiniz çok demektir. Fakat ikinci
el ve geçmişi temiz olan bir domain edinmeniz sizin daha da yararınıza olacaktır. Yalnız ikinci el domain
alırken dikkat etmeniz gereken şeyler var. Bunlardan en önemlisi alacağınız domainin zamanında arama
motorları tarafından banlanmamış olması gerektiğidir. Eğer böyle ise arama sonuçlarında çıkmazsınız. İkinci
önemli nokta ise alan adının daha önce ne olarak kullanıldığıdır. Yani buradaki önemli olan şey çok absürt
bir örnek olacak ama adult içerik ile kullanılmış bir domaini ve bir çok internet kullanıcısının aklında adult
olarak yer edinen bir domaini sosyal amaçlı veya dini amaçlı gibi çok zıt noktada kullanmak hataların e
büyüğü olur.
Dediğimiz gibi alan adınızın içerikle ilgili olmasından öte alan adınızda anahtar kelimelerinizin olması daha
önemlidir. Örnek vermek gerekirse internette çok meşhur bir örneği gösterebiliriz. Mp3 sitesi için
muzikkutusu.com yerine zurnamp3.com gibi bir isim daha iyidir hatta zurnamp3.com diğer domaine seo
alanında çok büyük bir fark atar. Umarım anlatmak istediğimi net olarak ifade edebilmişimdir.

NASIL BİR TASARIM ve KODLAMA

Tasarım ve programlama konusunda pek profesyonel olmadığımı ifade etmek zorundayım. Fakat en
azından iyi bir seo için nasıl bir tasarım ve kodlama gerektiğini biliyorum ve size de bunlardan
bahsedeceğim. Yani size ne yapmanız gerektiğini söyleyeceğim fakat nasıl yapacağınızı söyleyemeyeceğim.
Bu konuda dürüst olmak ve kendimi size tasarım ve programlama uzmanı olarak göstermek istemiyorum.

Evet önce göze hitap edelim değil mi. Siz bir internet kullanıcısı olarak gezdiğiniz siteleri kontrol edin ve
onların nasıl bir şekilde düzenlendiğine iyice dikkat edin. Birde hangi siteleri hemen kapattığınızı ve hangi
sitelerin gözlerinizi yorduğuna dikkat edin. Bunlar size nasıl bir tasarım sorusunun cevabına ışık tutacak
incelemeler olacaktır.
Birbirine bariz bir şekilde girmiş renkler, aşırı büyük resimlerden dolayı on saate açılan sayfalar ve her
tarafı reklam dolu olan sayfalar bariz bir şekilde bizi deli ediyor. Bunlardan aklı başında birçok webmaster
kaçınıyor zaten. Fakat sizi ayıracak başka şeyler olmalı. Yani siz daha da detaya inmelisiniz. Örneğin
renklerin dilini araştırın. Her rengin bir anlamı vardır. Sizde sitenizin içeriğine göre onu anlatan renkleri
daha fazla kullanın. Örneğin yeşil güvendir. Ben şahsen yeşili çok severim ve dikkat ederseniz banka
logolarının çoğunda yeşil kullanılmaktadır. Diğer renklerin manalarını da internetten çok rahat araştırarak
bulabilirsiniz. Başka detaylar mesela reklamlar. Eğer yeni bir site iseniz bir süre reklam kullanmayınız. Daha
sonraları sitenizde pek belli olmayacak içerikle uygun hatta içeriğin bir parçası şeklindeki reklamları
kullanabilirsiniz.
Bir sitedeki en önemli noktalardan biri navigasyon menüsüdür. Bu menü ziyaretçinin can simididir. Bu
sayede sitede rahatlıkla gezer ve istediğini rahatlıkla bulur. Hazır butonlar kullanmayınız. Bunlar sitenizi
çocukça gösterir. Bu bahsettiklerime Frontpage deki butonlarda dahildir. Nasıl bir menü derseniz size
sitenizi tam anlamı ile ifade eden ve CSS ile hazırlanmış menüleri tavsiye ederim. Google CSS’yi çok sever
ve arkadaşlar inanın CSS bir site için büyük kolaylıktır. Tek bir dosya halinde hazırlanır ve kodlamada gerekli
yerlerde çağrılarak kullanılır. Yani menünün değişmesi gerektiğinde bütün sayfaları tek tek değiştirmek
yerine sadece tek CSS dosyasını değiştirmeniz yeterlidir. Eğer CSS’den anlamıyorum diyorsanız hiç dert
etmeyin öğrenmesi çok kolay. Hatta öğrenmeden bile internetteki hazır servisler ile istediğiniz bir CSS
menüyü dakikalar içinde oluşturabilirsiniz. Böyle bir uygulamayı R10.NET webmaster forumunda The Hawk
takma adı ile CSS bölümünde anlattım. İsterseniz inceyebilirsiniz…
Sitenizde bir sitemap yani site haritası bulundurun. Site haritası sitenizdeki sayfaların tamamının
linklerinin bulunduğu sayfadır. Bunu kendinizde hazırlayacağınız gibi eğer çok fazla sayıda sayfanız varsa
ücretsiz hizmet veren sitelerden faydalanabilirsiniz. Kitabın sonunda kaynakça kısmında bu hizmeti veren
sitelerin bir kısmını verdik oradan faydalanabilirsiniz.
Sayfa uzantılarınız statik olsun yani .html veya .htm gibi. Bu şekilde arama motorları sitenizi daha iyi
indexler. Php ve asp ile programlanmış sitelerinizi Birkaç kod değiştirerek statik hale getirebilirsiniz.
Kullandığınız script açık kaynak kodlu ise genel destek sayfasından bunun için yardım isteyebilir veya ücretli
olarak kodlama yaptırıyorsanız uzantıların statik olmasını baştan isteyin. Lakin artık bu seonun en öenmli
ayaklarından biridir. Statik uzantılı siteler seolu siteler diye tanımlanır.
Bir sayfada elliden fazla bağlantı kullanmamaya özen gösterin ve kullandığınız resimlerde ALT tagi
kullanmaya özen gösterin yani resimlere gizli açıklamalar girin.
Frontpage kullananlar iyi bilir her yeni sayfanın kodlamasında ROBOTS taglari kullanılır. Siz bunun yerine
robots.txt dosyasını kullanın. Google’da arama yaparak bu dosya ile ilgili daha detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.
Ayrıca tasarım ve kodlamada size dediğim gibi beğendiğiniz siteleri ve siz beğenmesenizde genelin ilgisini
çeken siteleri inceleyiniz ve kendinize birkaç örnek belirleyiniz…

GOOGLE SİTENİZİ 24 SAATTE INDEXLESIN!!!

Evet sizler ile gerçekten denenmiş sağlam bir sır paylaşacağım. Bu sır SEO MADE EASY adlı elektronik
kitaptan alınmıştır. Sizlere daha önce Google’ın nasıl indexlediğini anlatmıştık. Şimdi ufak bir dönüş yapalım
o konuya ve indexleme neydi onu bir hatırlayalım…
Google’a giriyoruz ve arama kutucuğuna kendi sitemizin linkini yazıyoruz. Eğer resme benzer bir sonuç
ile karşılaşırsanız siteniz indexlenmemiş demektir…

Fakat bir sonraki gibi bir resim ile karşılaşırsanız Google sitenizi indexlemiş demektir…
İkinci resimde sonuçları daha net görebiliyoruz sanırım. Şimdi indexlenmenin ne olduğunu artık tamamı
ile biliyoruz. Gelelim ufak sırrımıza. Yeni bir site açtık ve bunu ilk önce Google’a kayıt ediyoruz:
Add your URL to Google
sanırım adres pek yabancı gelmedi. Sitemizi kayıt ediyoruz ve bekliyoruz peki ne kadar. Yaklaşık 6 hafta

belki en iyi ihtimalle 4 hafta. Peki daha erken çıkmanın bir yolu yok mu? Tabi ki var. Bu başlığı bunun için
açtık zaten. Size tam bir gün içerisinde Google tarafından indexlenmeyi vaat ediyoruz. Gelelim yönteme…
Öncelikle anahtar kelimelerimizi hatırlıyor muyuz? Evet ben örnek olarak “yumurta” kelimesini seçtim.
Google’a giriyoruz ve anahtar kelimemizi yani yumurta kelimesini arıyoruz. En yüksek pr değerine sahip
siteleri seçiyoruz. Zaten en iyiler her zaman en tepede oldukları için zorlanmayacaksınız. Hedef pagerank
değerimiz en az 5 olmalı. Pr5 ve üzeri siteleri buluyoruz ve onlara link değişimi yapmak istediğimize dair
sağlam bir mail yolluyoruz. Eğer profesyonelce yapılabilirse sonuç alma ihtimaliniz var. Eğer bu şekilde 1
adet pr5 back-link alabilirseniz siteniz 3 günden az bir zamanda indexlenir. Eğer pr6 değerinde bir back-link
elde ederseniz siteniz 24 saatten az bir sürede indexlenir. Pr5 değerinde 6 adet back-link alırsanız yine 24
saatten az bir sürede indexlenirseniz…
Burada bir tavsiyem pr değeri yüksek bazı siteler belirli bir ücret karşılığı sizlere link vermektedir. Mesela
pr7 değerindeki bir siteden aylık 150$ karşılığında link alabilirsiniz. Zaten bir aylık yeter bile. Çünkü o ayın
sonun siteniz çoktan indexlenmiş olacak.

alıntı.

Bu Konuyu Sosyal Paylaşım Sitelerinde Paylaş:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • FriendFeed
  • Live
  • MySpace
  • RSS
  • Technorati
  • Twitter
Etiketler: , ,
Henüz yorum yok.